30 Temmuz 2013 Salı
MAİSON FRANCİS KURKDJİAN OUD
NOTALAR: Sedir, elemi, öd ağacı, safran, paçuli
Öd ağacı parfüm dünyasında son dönemin en populer ham maddelerinden biri. Hemen hemen her markanın öd odaklı bir parfümü var. Niche parfüm endüstrisinde son dönemde o kadar çok kullanılmaya başlandı ki artık öd ile kardeş başka notaların kombinasyonları da mevcut durumda. Arap ülkelerinin en çok tercih edilen notalar arasında öd var. Hatta bazı saraylarda ortam kokulandırılmasın da öd ağacı yakılıyormuş. Her ne kadar öd doğu kültüründe yetişmiş bir bireyin beğeni algısına girmiş olsa da batıda da oldukça rağbet gören bir nota haline geldi. Ne yalan söyleyeyim ben öd kokusunu pek sevemedim. Ne gariptir ki saf olarak kokladığımda gayet güzel gelen bu nota parfüm içinde bazen tahammül edemediğim bir hale dönüşüyor. Diğer güzelim notaların varlığına hakaretmiş gibi kullanılıyor. Bu durum yüzünden notaya karşı bende ön yargı oluşturmuştu ki Kurkdjian'ın Oud'unu koklar koklamaz notaya karşı olan ön yargım az da olsa kırıldı. Bu parfüm diğer hiç bir öd parfümüne benzemiyor ve od parfümlerinin konfordan eksik kombinasyonlarına karşı oldukça konforlu bir parfüm. Ayrıca hiçbir parfüme benzemeyen farklı şeyler var harmonisinde. İçeriğinde belirtilen notalardan çok çok daha fazlasına sahip. Yurt dışı parfüm sitelerinde aslında Oud'un bir öd parfümü olmadığı söyleniyor. Bazı parfüm severler ise bu durumu öd notasını ustalıkla kullanan Kurkdjian'ın zekasına bağlıyor. Vallahi içinde öd olsun ya da olmasın ben bu parfümü çok ama çok seviyorum. Fiyatı oldukça pahalı ama içeriğinde belli ki gerçekten çok özel şeyler kullanılmış. Öd ağacının sert katmanları arasına yerleştirilmiş değerli kremsi notalar, reçineler var.
Oud kışa daha uygun bir parfüm. Bazı kullanıcılar parfümü ağır bulsa da benim açımdan böyle olmadığını söylemek isterim. Bu parfümün ne şanslıyız ki Türkiye'de satışı var. Fiyatını dert etmiyorsanız eğer La Deesse parfüm butiğinde bu parfüme ulaşabilirsiniz. Ayrıca Kurdjian'ın markası için yaptığı Oud Mood sersinde yer alan üç parfüm bu parfümden oldukça ağır ve zor karakterlere sahipler. Onları da en kısa zamanda yorumlamak istiyorum.
28 Temmuz 2013 Pazar
LYS MEDİTERRANEE by FREDERİC MALLE
NOTALAR: Deniz suyu, zencefil, melek otu, lotus, portakal çiçeği, zambak, vanilya, misk
Lys Mediterranee'i denediğim günden beri büyük bir hayranlıkla kokluyorum. Kullanılan notalar, bu notaların kendi içinde ki uyumu öyle güzel ki koklamaya doyamıyorum. Yoğun zambak kokusunu sevmeyen ben için Lys Mediterranee benim adıma bir nimet çünkü şimdiye kadar kokladığım en duru zambak notasına sahip. Hatta en duru çiçek parfümü.....

Lys Mediterranee'in üst notaları oldukça ferah. Zencefil ve deniz suyu (özellikle zencefilin varlığı ) ikilisi garip ama şahane bir açılışa sebep oluyor. Parfüme başından sonuna kadar hafif şekerli bir nota hakim o da vanilya. Vanilya notası çok çok güzel ve kesinlikle hiç baskın değil ayrıca çiçeklere yumuşak bir zemin sağlamış. Parfüm tüm gün tenimde gösterdiği etkisi ile kalıcılığı gayet güzel. Ayrıca çiçek kokularını sevmiyorsanız bile Frederc Malle'in çiçek parfümleriyle bu ön yargınız kırılacak benden söylemesi ve Lys Mediterranee'da böyle bir parfüm.
Lys Mediterranee kesinlikle Galadriel'in parfümü olmalıymış. Onun kadar asil, güzel, parlak ve büyüleyici. Bir Frederic Malle hayranı olarak en büyük hayalim bütün seriyi tamamlamak. Son olarak şimdiye kadar benim için yapılmış tüm floralleri barındıran markalardan biri olduğu için Frederic Malle'in denediğim en iyi floral parfümlere sahip markalardan biri olduğunu düşünüyorum
25 Temmuz 2013 Perşembe
Acqua di Gioia by Giorgio Armani
NOTALAR: Limon, nane, yasemin, biber, peony, laden reçinesi, sedir , şeker
Acqua di Gioia keşke resimdeki atmosfere uygun bir parfüm olsaydı ne güzel olurdu ama ne yazık ki benim için sıradan bir Armani parfümü. Notlar güzel fakat basit parfüm, yeşil notalar falan da yok. Limonata ayarında meyve suyu kıvamında bir parfüm. Çıktığı andan itibaren oldukça reklamı yapıldı ki haliyle müşteriler tarafından bayağı rağbet gördü. Genç kızlar bu parfüme bayıldı, olgun yaşlarda ki bayanlar ise klasik olan Gio'dan vazgeçemediler. Bende klasik Gio'yu daha çok seviyorum. Çünkü daha yeşil, yasemin notası daha güzel ve su parfümü kulvarına daha uygun. Ayrıca bu parfüm kadar da şekerli değil. Acqua di Gioia'nın nemli bir parfüm olduğunu düşünmüyorum. Sadece nane ve limon gibi serinletici notalarca desteklenmiş bir yaz parfümü. Şekerli parfümleri sevmiyorsanız bu parfümü de sevmeyebilirsiniz. Şeker oranı oldukça yoğun ve nedense bir süre sonra bu parfüm sıkarmış gibi geliyor. Sadece genç kızlar için güzel bir alternatif. Farklı şeylerin peşindeyseniz Acqua di Gioia ile yanlış yoldasınız...
11 Temmuz 2013 Perşembe
PARFÜM HİKAYELERİ
Sevgili okuyucular uzun süredir La Deesse'in parfüm bloğu olan Parfüm Hikayelerine yazıyorum. Bu blogda ki gibi parfümlerin harmonileri hakkında bilgiler verirken bir yandan da parfümlerin hikayelerinden de bahsetmeye çalışıyorum. Arada bir parfüm evleri ya da parfümörler hakkında da yazılar yazıyorum. Genellikle Niche parfümlerden bahsediyorum. Hepinizi bu bloga da davet etmek isterim. Güzel vakit geçirmeniz dileğiyle..
Blog adresi: http://parfumhikayeleri.com/
Blog adresi: http://parfumhikayeleri.com/
7 Temmuz 2013 Pazar
Datura Noir by Serge Lutens
NOTALAR: Hindistan cevizi, sümbül teber, tonka fasulyesi, limon çiçeği, badem, vanilya, mür ağacı, kayısı, badem, osmanthus, mandalina, kediotu
Datura Noir yaz için kullanılabilecek kremsi-sümülteber parfümü. İndolic çiçek kokularından hoşlanmıyorsanız eğer ( ki özellikle tuberose tabanlı) sizin için gayet iyi bir seçenek. Ayrıca hafif şekerli yapısından ötürü birçok seveni olacağını düşündüğüm bir parfüm. Vanilya ve hindistan cevizi diğer notalarla uyum içerisinde ve özellikle sümbülteberin indolik yapısını yumuşattığını düşünüyorum. Limon çiçeği de parfüme tazelik sağlamış. Fracas'dan sonra yapılan birçok sümbülteber tabanlı parfümler genelde hindistan cevizi ile birlikle kombine ediliyor ve bu parfüme tropikal bir hava sağlıyor. Datura Noir'de böyle bir parfüm. Aslında kış aylarında da kullanılabilir ama yaz aylarında bu parfümden alacağınız zevk daha fazla olacaktır eminim. Sonuç olarak Datura Noir'ı ben sevdim. Benim favori sümbülteber parfümüm değil ama arada bir zevkle kullanmak isteyeceğim parfümler arasında..
Datura Noir yaz için kullanılabilecek kremsi-sümülteber parfümü. İndolic çiçek kokularından hoşlanmıyorsanız eğer ( ki özellikle tuberose tabanlı) sizin için gayet iyi bir seçenek. Ayrıca hafif şekerli yapısından ötürü birçok seveni olacağını düşündüğüm bir parfüm. Vanilya ve hindistan cevizi diğer notalarla uyum içerisinde ve özellikle sümbülteberin indolik yapısını yumuşattığını düşünüyorum. Limon çiçeği de parfüme tazelik sağlamış. Fracas'dan sonra yapılan birçok sümbülteber tabanlı parfümler genelde hindistan cevizi ile birlikle kombine ediliyor ve bu parfüme tropikal bir hava sağlıyor. Datura Noir'de böyle bir parfüm. Aslında kış aylarında da kullanılabilir ama yaz aylarında bu parfümden alacağınız zevk daha fazla olacaktır eminim. Sonuç olarak Datura Noir'ı ben sevdim. Benim favori sümbülteber parfümüm değil ama arada bir zevkle kullanmak isteyeceğim parfümler arasında..
6 Temmuz 2013 Cumartesi
Jour d'Hermes by Hermes
NOTALAR: Yeşil limon, beyaz çiçekler, greyfurt, gardenya ve misk
"İnsanlara koklayabilecekleri kucak dolusu çiçek vermek istedim, herkes kendi seçtiği çiçeği, koklamak istediğini koklasın"
Jean Claude Ellena
Başarılı parfüm ve moda evi Hermes'in en son çıkan parfümü Jour d'Hermes gene markanın çizgisine yakın bir şekilde kombine edilmiş bir parfüm. Hermes'in Japon pazarında ki artan başarısı,daha doğrusu Japon moda meraklılarının Hermes'e olan düşkünlüğü yüzünden markanın minimalist bir anlayşa yönlendirdiği aşikar. Jean Claude Ellena'nın da minimalist parfüm felsefesini benimsemiş olması son dönemlerde Hermes markasına başarı üstüne başarı katmıştır ki artık Ellena parfümörden ziyade bir marka haline geldi. Hermes'i moda markasından çok bir parfüm evi olgusunu insanlarda oluşturmada ki en önemli kilit isim Ellena. Hermes'in önceki parfümleri ve piyasa da bulunan son parfümleri arasında dağlar kadar fark var. Orange Verte, Bel Ami, Amazon, Cleche ve 24 Faubourg parfümleri Ellena'nın yaratmış olduğu Jardin serisi ve olay yaratan parfümü Terre d'Hermes'in gölgesinde kaldığı çok açık değil mi? Hemde onlar kadar ağır ve oturaklı parfümler de değiller. Jardin serisini seviyorum o ayrı ama markanın bu köklü değişimi piyasa da ki rekabetin getirdiği haklı nedeni olsa gerek diye düşünüyorum.
Markanın çizgisinden uzaklaşarak sözü Jour d'Hermese yöneltmek istiyorum. Parfüm floral olmasının yanı sıra turunç notalarıyla desteklendiği için Hermes yaz aylarında rahatlıkla kullanılabilecek taze-floral bir parfüm seçeneği sunuyor. Bu parfüm için tamamen çiçek kokuyor diyemem. Misk notası parfümün her aşamasına hakim ve büyük ihtimalle harmonide kullanılan misk beyaz misk olmalı. Parfümün hafif ekşimsi havasını sevmeyebilirsiniz. Genel de yeni çıkan parfümleri önce kendim denerim ve ardından zevkine güvendiğim insanların denemelerini isterim. Jour d'Hermes'i ilk denediğimde çok sevemedim. Etrafımda ki insanların geneli parfümü fazla ekşi buldu. Ama güneşli bir günde ağaçlar içinde yaptığım yürüyüş esnasında bu parfümü
bileğime sıkmıştım ve o an ki atmosferle olan uyumuna bayılmıştı. Parfüme olan bütün ön yargım ortadan kalkmıştı. Fazla kafa karışıklığı yaratmıyor ve piyasada bulunan onlarca floral parfümden farklı bir tarzı var. Şişe tasarımını çok sevdim ama hep içinde ki kokudan bir kaç beden büyük olduğunu düşündüm. Sözü fazla uzatmadan Jour d'Hermes'in yaz aylarında kullanabilecek güzel bir iz olduğunu düşünüyorum.
3 Temmuz 2013 Çarşamba
COVET by SARAH JESSİCA PARKER
Covet, abartısız, günlük giyilebilecek konforlu bir parfüm. Yurt dışı parfüm sitelerinde okuduğum yorumlardan anladığım kadarıyla seveni olduğu kadar sevmeyeni de çok. Bana Covet'in sample'ı yanlış hatırlamıyorsam beş yıl önce sevil alışverişim esnasında verilmişti. Ünlü parfümlerine olan ön yargımdan dolayı nedense uzun süre denememiştim. Güneşli bir yaz günü İzmir'de bahçede oturuyor ve kahvemi yudumlarken aklıma birden bu parfüm geldi. Yeşilliğin içinde parfümü bileğime sıktım ve o an Covet'i çok sevmiştim. Daha sonra Covet'e daha doğrusu Sarah Jessica Parker'a haksızlık yaptığımı düşünmüş ve en kısa sürede Lovely'i denemiş ve onuda çok sevmiştim. Yeşil notaların hakim olduğu, hafif, oryantal-floral bir parfüm Covet. Parfümdeki her notanın uyumunu çok sevdim. Genelde parfümün lavanta-sardunyalı açılışını pek çok kişi sevmemiş ama biraz daha beklendiğinde gayet güzel orta ve alt notalara tanık oluyorsunuz. Çikolata notası pafüme hafif tatlı bir hava vermiş ve özellikle hanımelinin parfümde ki kadifemsi dokunuşu çok güzel. Dip notalarda kullanılan amber ve misk tenselliği sağlarken vetiver maskülen bir karakter sağlamış.
Dediğim gibi fazla lüks bir parfüm değil Covet ve Lovely kadar çiçeksi ögeler barındırmıyor. Dört mevsim rahatlıkla kullanılabilecek arada güzel kokmak isteyenler için iyi bir seçenek. Fazla pahalı değil ve ayrıca şişesinin kapağını istediğiniz herhangi bir takı olarak değerlendirebilirsiniz.
2 Temmuz 2013 Salı
SAFRAN TROUBLANT by L'ARTİSAN
NOTALAR: Safran, vanilya, gül, sandal ağacı, zencefil, şeker, çarkıfelek çiçeği


Safran Troublant şekerli bir parfüm ama bir o kadar hafif ve dengeli. Ondan kesinlikle buram buram şeker kokusu beklemeyin. O kadar hafif ki baştan aşağı bu parfümle yıkanmış olsam dahi hiçbir zaman ondan sıkılmazmışım hissini uyandırıyor. Gül notası şahane ve bu notanın zencefil ve safran ile uyumuna bayıldım. Çarkıfelek çiçeğine oldum olası bir hayranlığım var. Her ne kadar parfüm endüstrisinde sıkça kullanılan içerikler arasında yer almasa da kokusal ve görsel olarak şahane bir çiçek. Türkiye'de pek nadir değil ama Ege'nin bazı bahçelerinde bu çiçekle karşılaşabilirsiniz.
Safran Troublant yaz-kış, gece-gündüz kullanabileceğiniz bir güzellik. Ayrıca L'Artisan parfümlerine Türkiye'de Harvey Nichols mağazalarından ulaşabilme şansınız var. Niche sektörüne tutku derecesinde meraklıysanız bu parfümü kesinlikle es geçmeyin...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)