Frederic Malle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Frederic Malle etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Ekim 2014 Perşembe

In paradise of Frederic Malle


Geçen hafta Paris'teydim ve denemediğim ve denemeyi çok ama çok istediğim markaları keşfettim. Elimden geldiği kadar özellikle niş sektörünün önemli markalarının butiklerini ziyaret ettim. Beni en çok etkileyenlerden biri Frederic Malle'in butiği oldu. Sade, loş ve ince detayların mükemmel uyumu. Butiğe adım attığınız anda ilginç bir dünyaya adım atıyorsunuz. Malle'in ince zevkinin süzgecinden geçen parfümlerin izlerine tanık oluyorsunuz. Butikte çalışan uzmanlar müşterilerine karşı oldukça ilgili ve güler yüzlü. Frederic Malle'in sadece iki butiğini keşfetme şansını yakaladım ve iki butikte de oldukça ilgililerdi. Öncelikle benim hep denemek istediğim ve deneme şansını yakaladığım koku kabinlerine yöneldim. İki çeşit koku kabini var. Birincisi, içine dilediğiniz parfümü sıkıyorsunuz, kapağı kapatıyorsunuz. Bu süre içerisinde kabin içinde koku molekülleri kabinin her tarafına yayılıyor ve sonra kabini açarak kokuyu test ediyorsunuz. İkincisi ise, parfüme özel kabinler tasarlanmış. Bu kabinlerin alt kısmında bir düzenek var ve bu düzenek belirli aralıklarla kabin içerisine koku veriyor ve sizde dilediğiniz zaman kabin kapağını açarak deneyebiliyorsunuz. Ayrıca bir diğer butikte de farklı bir mekanizmaya sahip küçük koku çanları mevcut. Her parfüme ait bir çanı var ve bu çanlara bağlantılı düzenekler ve düzeneğe bağlı koku keseleri var. Sadece mekanizmayı çalıştırmak için çanların altındaki düğmeye basmanız yeterli.


Aslında benim en çok merak ettiğim iki parfüm, Frederic Mall'in yeni göz bebekleri Dries van Noten ve Eau De Magnolia idi. Koleksiyonun hepsini bildiğim için ilk önce bu iki parfüm üzerine yoğunlaştım. Görevli, Dries van Noten'in içeriğinde yüksek miktarda vanilya ve sadal ağacı kullanıldığını vurguladı. Şunu söylemek isterim ki tek kelimeyle şahane bir parfüm. Farklı, büyüleyici ve ilginç bir atmosfere sahip. Kış aylarının soğuk havasında, giyeceğim kazağa bu kokunun sindiğini hayal ettim. Bu hayale görevlide katılarak, parfümün kış aylarında daha etkili olacağını vurguladı. İkinci denediğim parfüm ise Eau De Magnolia. Sofistike, sade ve farklı. Koleksiyonda Carnal Flower'dan sonra beni en çok etkileyen ikinci parfüm Eau De Magnolia oldu. Hatta butikten ayrılırken benim parfüme olan ilgimi fark eden görevli, üzerimde denemem gerektiğini söyledi ve bende bu parfümün zarif, etkili atmosferi ve Paris'in büyülü dokusuyla oluşturduğu uyuma hayran kaldım. Hatta tüm gün boyunca Paris ziyaretimde üzerimde bu parfüm vardı. Kesinlikle alınacak parfümler listeme eklediğim Eau De Magnolia her iki cinsinde kesinlikle denemesini önerdiğim bir parfüm. 


Frederic Malle butiğinde yaptığım uzun sohbetin ardından edindiğim birkaç bilgiyi paylaşmak isterim. Bir sonraki parfüm Oud temalı olacak ve görevli, parfümün saf Oud koktuğunu ve muhtemelen markanın en pahalı parfümü olacağını belirtti. Markanın en çok satan parfümü Musc Ravageur ve Carnal Flower. Hatta bir çok müşterinin Musc Ravageur'a aşık olduğunu ve yılardır ona sadık müşterilerin olduğunu söyledi. Monsieur Malle'in kullandığı parfüm ise Geranium Pour Monsieur. Ünlü müşterilerin isimleri hakkında bilgi vermekten kaçınıyorlar ama Catherine Deeneuve üzerine yaptığımız konuşmada O'nun son favorsinin Portrait of a Lady olduğunu ama genellikle bir çok parfümün O'nun favorisi olduğunu öğrendim.

Not: Fotoğraflar benim kadrajımdan. 


24 Nisan 2014 Perşembe

Un Fleur de Cassie by Frederic Malle


Notalar: Gül, karanfil, vanilya, sandal ağacı, mimoza, sinameki, yasemin

Öncelikle içeriği ile ilgili olan karmaşaya bir açıklık getirmek istiyorum. Yurt dışında bir çok parfüm sitesi Un fleur de cassie'in akasya notası içerdiğini ve bu çiçeğin isminin parfüme bahşedildiğini yazıyor. Aslında Cassia, Latince'de cassia angustifolia olan, özellikle kadınların zayıflamak için içtikleri sinameki otu. Annem sürekli mutfağında bu bitkiyi bulundurur ve arada bir demleyip içer. Ben kokusundan nefret ettiğim için çayın yanına bile yaklaşamam. Un fleur de cassie gerçekten garip bir parfüm. Karanlık, biraz kirli ve modern-klasik bir parfüm. Benim için Frederic Malle'in en sıra dışı parfümü. Dominique Ropin ile Frederic Malle modern ama birazda klasik çizgileri olan bir parfüm yaratmak istemişler. Bu parfümü tanımlaması biraz güç ve fazla komplike. Ben ilk denediğimde tokat yemiş kadar oldum ve nedense sürekli koklama isteğime karşı koyamadım. Önce çok sevdim sonra vazgeçtim ama gene çok sevdim. Yani sürekli bir ikilem arasında kaldım ama şuan gerçekten bu parfümü baş köşeme koyabilirim. Un fleur de cassie artistik bir parfüm ama markanın parlayan parfümleri arasında sanki kaybolmuş bir parfüm. Frederic Malle'in "satmayacağından %100 emin olduğumuz bir sürü parfüm yer aldı koleksiyonda" dediğinde aklıma nedense ilk bu parfüm gelmişti. 

Un fleur de cassie bence sonbaharı kokusu. Yazın ya da kışın değil. Her zaman değilde arada bir mod parfümü benim için. Bu yazıyı okuyanlar varsa ve büyük bir heyecana sahip parfüm sevenlerden biriyseniz hiç durmadan bir şekilde bu parfümü denemelisiniz diyorum. Sevmeseniz bile sizin için deneyim olacaktır. Markanın Noir Epices parfümü ile birlikte sevilmesi zor ama sevenin de özel bir koku algısına sahip olması gerektiğini düşündürten bir parfüm. 

28 Temmuz 2013 Pazar

LYS MEDİTERRANEE by FREDERİC MALLE


NOTALAR:  Deniz suyu, zencefil, melek otu, lotus, portakal çiçeği, zambak, vanilya, misk

Lys Mediterranee'i denediğim günden beri büyük bir hayranlıkla kokluyorum. Kullanılan notalar, bu notaların kendi içinde ki uyumu öyle güzel ki koklamaya doyamıyorum. Yoğun zambak kokusunu sevmeyen ben için Lys Mediterranee benim adıma bir nimet çünkü şimdiye kadar kokladığım en duru zambak notasına sahip. Hatta en duru çiçek parfümü.....

Frederic Malle'in floral parfümlerini sevmemin en büyük nedeni parfümlerinde hiç bir çiçeğin indolik formuna denk gelmiyorsunuz. Ne sümbülteberin ne yaseminin ne de zambağın... Böylesi duru çiçek formlarına ulaşmak için her bir Frederic Malle parfümüne ne kadar emek harcandığını görebiliyorum. Özellikle Carnal Flower parfümü için sümbülteberin en duru formuna ulaşmak adına 3 yılı aşkın bir süre çalışıldığı yazılıyor. Büyük ihtimal Lys Mediterreanee'de aynı aşamalardan geçmiş büyük bir emeğin ürünü. Bu parfüm benim için mutluluğu temsil ediyor. Saflığı, temizliği, ilahi bir duyguyu barındırıyor.

Lys Mediterranee'in üst notaları oldukça ferah. Zencefil ve deniz suyu  (özellikle zencefilin varlığı ) ikilisi garip ama şahane bir açılışa sebep oluyor. Parfüme başından sonuna kadar hafif şekerli bir nota hakim o da vanilya. Vanilya notası çok çok güzel ve kesinlikle hiç baskın değil ayrıca çiçeklere yumuşak bir zemin sağlamış. Parfüm tüm gün tenimde gösterdiği etkisi ile kalıcılığı gayet güzel. Ayrıca çiçek kokularını sevmiyorsanız bile Frederc Malle'in çiçek parfümleriyle bu ön yargınız kırılacak benden söylemesi ve Lys Mediterranee'da böyle bir parfüm.

Lys Mediterranee kesinlikle Galadriel'in parfümü olmalıymış. Onun kadar asil, güzel, parlak ve büyüleyici. Bir Frederic Malle hayranı olarak en büyük hayalim bütün seriyi tamamlamak. Son olarak şimdiye kadar benim için yapılmış tüm floralleri barındıran markalardan biri olduğu için Frederic Malle'in denediğim en iyi floral parfümlere sahip markalardan biri olduğunu düşünüyorum


31 Mart 2013 Pazar

Musc Ravageur by Frederic Malle

NOTALAR: Bergamot, lavanta, mandalina, tarçın, karanfil, sandal ağacı, vanilya, sedir, amber, misk, Guaiac ağacı, tonka fasulyesi

Musc Ravageur uzun süredir Miller Harris'in güzel parfümü La Pluie ile birlikte cebimde sürekli numunesini taşıdığım bir parfüm. Günlerdir deniyorum ve gittikçe daha çok seviyorum Musc Ravageur'ı. Öncelikle mükemmel konforlu alt notalara sahip olduğunu düşünüyorum. Karlı bir Noel gününü hatırlatıyor bana. Şekerli ama dozunda. Nedense her deneyişimde iştahımı kabartıyor. Bir nevi gurme parfümü gibi görüyorum arada bir ama aslında pek bir alakası yok. Üst notaları bir çok kullanıcı için sorun ama benim için devede kulak. Öyle kötü açılışlara tanık oldum ki ( Niche sektörü de dahil) Musc Ravageur yanlarında bir master parçası. Ayrıca kötü bir açılış yaptığını da düşünmüyorum. Ben lavantalı parfümleri, kolonyaları pek sevmem. Benim için lavanta bir temizlik ürünün içinde koku maddesi olarak yada düğünlerde, bayramlarda geleneksel olarak dağıtılan koku keselerinden öteye gitmemeli. Bu şekilde gayet seviyorum ama parfüm olarak kullanmaya tahammülüm yok. Musc Ravageur lavanta yoğunluğu olan bir parfüm ama lavanta notası bu parfüme karakteristik bir hava katmış. Bir diğer başarılı lavanta parfümü Caron'un meşhur erkek parfümü Pour Homme (bunu da ayrıca seviyorum). Tabi ki Jicky'i de unutmamak lazım...

Musc Ravageur diğer Frederic Malle parfümlerine nazaran daha basit yapıda. Aynı anda birkaç Frederic Malle parfümü ile deneyince daha rahat giyilebilir olduğunu anlayacaksınız. Bu sebeple koleksiyonda en ok satan parfümün Musc Ravageur olduğunu düşünüyorum hep. Baskın olarak hissedilen notalar lavanta ile birlikte vanilya, misk ve tarçın. Ama gene de bir Frederic Malle parfümü kullanmak için özel bir zevke sahip olmanız gerekiyor.

Musc Ravageur hiçbir zaman hayatımın parfümü olmayacağı kesin ama ileride bir şişesine sahip olmak isteyeceğim parfümlerden biri. Bu parfümü istikrarlı kullanan hayranlarını anlayabiliyorum. Konforlu, sıcak ve seksi...

1 Şubat 2013 Cuma

DRİES VAN NOTEN PAR FREDERİC MALLE


Frederic Malle'in yeni kokusunu piyasaya süreceğini duyar duymaz büyük bir heyecanla blog başına geçtim. Benim için bu muhteşem haberi hemen bloguma yazmalıydım. IFF'in parfümörü Bruno Jovanovic ile Frederic Malle'in iş birliği doğrultusunda ortaya nasıl bir sanat eseri çıktı deli gibi merak etmekteyim. Parfüm bazı sitelerde oryantal-odunumsu koku olarak sınıflandırılmış bazı sitelerde ise sütlü-odunsu şeklinde yazılmış.  Umarım en kısa zamanda numunesini deneyip buraya yorumunu yazmak nasip olur. Fragrantica'da açıklanan parfüm notaları ise, ağaç kavunu, sandal ağacı, guaiac ağacı, vanilya, safran, yasemin, tonka fasulyesi, misk..

12 Eylül 2012 Çarşamba

NOİR EPİCES by FREDERİC MALLE







NOTALAR: Karanfil, gül, portakal, biber, tarçın, muskat, vanilya, sedir, paçuli, sandal ağacı, aldehitler

Frederic Malle parfüm evinin benim için en özel kokusudur Noir Epices. Eğer ki hayatım boyunca tek parfüme sadık biri olmuş olsaydım eminim ki imza parfümüm Noir Epices olurdu. İlk giydiğim zamanı hatırlıyorum da elime aldığım küçük siyah numuneyi cildime sıkar sıkmaz işte bu deyişimi duyar gibiyim. Yaşadığım şok da cabası!!!

Bakmayın isminin Noir Epices ( siyah baharatlar ) olduğuna ,Noir Epices şipre bir koku. Aslın da o bir zarif mi zarif bir gül parfümü. Gülün şahane bir formu. Üs notalar da aldehitler ile beraber açılan portakalın ardından gelen kadifemsi-kremsi gülün,  paçuli ve sandal ağacı ile tene yakınlığı muhteşem!! Üst notalardaki aldehitlerin portakal ile sebep olduğu keskinliğe burun kıvırıp vazgeçmeyin sakın, alt notalarda ilginç olan sizi karşılayacak bir sanat dehası var. Benim için üst notaları bile çok ama çok güzel...

Noir Epice bana nedense yan tabloda kullanılan iki rengi hatırlatıyor. Kırmızı ve siyah..


Noir Epices'in eminim ki içeriğinde çok farklı moleküller kullanılmış. Farklı şeyler var bu parfümde. Kesinlikle farklı bir parfüm. Ayrıca parfümde en çok hissedilen notaların gül, karanfil ve portakalın olduğunu düşünüyorum. Frederic Malle ise bu parfüme " koleksiyonumuzun en şifreli üyesi demiş" ve en doğru şekilde ifade etmiş.  Noir Epices'in bir diğer sevdiğim tarafı ise hem modern bir çizgiyi yakalamış olması hemde çoğu klasik parfümlerde ki şipre çizgileri bünyesinde barındırmayı başarmış olması. Ve yine söylemek isterim ki Noir Epices herkese göre bir parfüm değil. Farklı insanların kokusu Noir Epices. Farklı düşünen, farklı yaşayan, sanatı seven birinin parfümü. Kesinlikle özel bir gün için kullanılacağı gibi, soğuk  kış günlerinde ve yaz akşamlarında da kullanımının şahane olacağını düşünüyorum. Son olarak da bu parfümü bizlere armağan eden Michel Roudnitska'ya teşekkürlerimi sunuyorum...

18 Haziran 2012 Pazartesi

DANS TES BRAS by FREDERİC MALLE






NOTALAR: Heliotrope, yasemin, ağaç notaları, paçuli, çam ağacı, kaşmeran

Dans Tes Bras kesinlikle Frederic Malle parfüm evinin sıra dışı kokularından biri. Çok ama çok farklı bir parfüm. Bir kere deneme şansı buldum ve denediğim andan itibaren hayran kaldığım için bir numunesini sipariş verdim. Dans Tes Bras, sıradışı parfümlerin yaratıcısı master parfümör Maurice Roucel'e ait. Ayrıca markanın bir diğer parfümü Musc Ravageur'ın da yaratıcısı. Parfümörün en çok bilinen parfümleri ise;  Gucci Envy, Guerlain İnsolence ve L'instant de Guerlain, Hermes 24 Faubourg, Le Labo jasmine 17, Lolita Lempica L, Serge Lutens için şahane İris Silver Mist ve DKNY Be Delicious.

İlk denediğim andan itibaren birden sevdiğim parfüm saysı pek azdır. Bazı parfümleri zamanla severim ve daha uzun sürede anlamaya çalışırım. Dans Tes Bras denediğim gibi hayran olduğum bir koku. Markanın bir diğer parfümü Noir Epices içinde aynı şeyleri hissettimiştim. Parfümün içeriği hakkında fazla bilgi bulmasam da yukarıda verilen içeriklerin dışında çok daha farklı notaların kullanıldığını düşünüyorum. Teninize temas ettiği andan itibaren modunuz değişiyor ve parfümün ruhu sarmalıyor etrafınızı. Farklı bir çekicilik hissediyorum. Çiçeksi ağaç notalarını keşfediyorsunuz başta ama ardından gelen koyu bir karanlık. Dans Tes Bras beni  her notasıyla şaşırtıyor, duygusal kokusuyla adı gibi sevdiğimin kollarında hissettiğim bir rayiha, bir beden...



Dans Tes Bras sanatsal bir koku. Farklı insanların kokusu. Mesela sanatla uğraşan birinin kokusu. Koku duyuma iliştiği anda kendimi bir sanat galerisinde, emekle yoğurulmuş eserlerin arasında hissediyorum. Ya da çılgın bir rock starı konserinde ilginç kıyafetleriyle bu parfümü tamamlamış ve sahnede boy gösteriyor. Bu yüzden herkesin parfümü olmamalı bu koku. Seçkin insanların parfümü olmalı. Zaten herkesin sevebileceğini düşünmüyorum bu tarz kokuları. Yine bir Frederic Malle ve yine bir sanat dehası diyorum ve son noktayı koyuyorum.

30 Ocak 2012 Pazartesi

Le Parfum de Therese by Frederic Malle





Notalar: Mandalina, kavun, karpuz, menekşe, erik, gül, vetiver, sedir, muskat (küçük hindistan cevizi) , yasemin

Le Parfum de Therese, şimdiye kadar denediğim en zarif çiçek kokusu desem çok mu abartmış olurum acaba.Gerçekten benim için müthiş bir deneyim.Kesinlikle modern, kesinlikle benzersiz bir klasik.Hatta bu parfüm için efsanevi bile diyorlar.Belkide bunun sebebi yaratılış amacı olsa gerek.Parfümün burnu master parfümör Edmond Roudnitska.Güzeller güzeli Diorissimo, Diorella, Rochas Femme gibi unutulmaz çiçek kokularının Sahibi.Bu sebeptendir ne zaman çiçek kokuları konusu açılsa aklıma gelen ilk isimlerden biri Edmond Roudnitska oluyor.Aslında piyasada diğer parfümörler kadar yüzlerce parfümüne rastlanmıyor ( kim bilir belki hala gün yüzüne çıkmamış gizli cevherleri vardı ) ama arkasında olduğu her parfüm zamansız. Hepsi birbirinden başarılı. Le Parfum de Therese'da bunlaradan biri. Hatta fikrimce en başarılısı. Çiçek parfümlerini sevmeyenler bile bu parfümü göğe çıkarıyor.Parfümün oluşturulma aşaması da yazılanlara göre Edmond Roudnitska bu parfümü 50 li yıllar da  biricik karısı için hazırlıyor.Daha sonra Frederic Malle bu parfümü koleksiyonuna koymak istiyor ve markanın raflarında yerini alıyor.

Le Parfum de Therese, çoğu çiçek parfümünün negatif özelliği olan çiçeksi yoğunluktan sıyrılmış mayhoş, hafif tatlı, meyveli bir çiçek kokusu.Her bir notası olması gerektiği kadar ve bu sebeple notalar birbirleri ile mükemmel bir uyum ile kaynaşmış.Açılışta ki kavun, karpuz, mandalina üçlüsü ve daha sonra devreye giren ve parfüme tatlımsı mayhoş bir hava veren erik notaları dışında diğer notalarını ayırt etmek o kadar zor ki...Deri notasını bile zar zor hissettim diyebilirim.

Oldum olası kavun, karpuz, çilek gibi meyve kokularından haz etmedim.Yaz için tercihim hep narenciye kokuları olmuştur.Ne zaman bir parfüm içeriğinde bu notaları görsem hep ön yargıyla yaklaştım ve uzak durdum.Taki bu parfüm ile karşılaşana kadar.Keşke üst notalar bitmese dedim ama üzülmedim.Etkisini kaybeden üst notalardan sonra daha güzel bir karşılama vardı benim için.Etkisi uzun süren bir iksir...


Şunu söylemem gerekirse denediğim hiçbir Frederic Malle parfümleri beni hayal kırıklığına uğratmadı.Başta garip bulsam dahi markayla ilgili deneyimim arttıkça daha da sever oldum parfümlerini.Bu yüzden her sevdiğim kokusunu almak istiyorum.Le Parfum de Therese' bunların arasında başı çekenlerden.Bu arada bu parfüm diğer çoğu Frederic Malle parfümleri gibi unisex olarak satılıyor haberinizi olsun :)

18 Kasım 2011 Cuma

CARNAL FLOWER by FREDERİC MALLE




Notalar: Sümbülteber, yasemin, postakal çiçeği, okaliptüs, kavun, bergamot, ylang ylang, hindistan cevizi, beyaz misk, salisilatlar

Öncelikle Carnal Flower'ın beni kalbimden vurduğunu söylemek istiyorum. Bu parfümü bu kadar sevebileceğimi hiç düşünmemiştim. Ben bu parfüme galiba aşık oldum. Her denediğimde bana hissettirdiği duygular oldukça güçlü.

Carnal Flower, Frederic Malle parfüm evinin çok sevilen parfümlerinden biri. Çiçek kokusunu sevmeyenler için bile bu parfüm imza niteliği taşıyabilir. Her şey o kadar güzel dengelenmiş ki parfümde ( KesinlikleDominique Ropion bir sanat dehası) hiçbir şekilde burnunuz yorulmuyor.

Sümbülteber özü dünyanın en pahalı ham maddelerinden biri. Sadece Enfleurage yöntemiyle üretiliyor olması onu en pahalı yapan etmenlerden arasında. Enfleurage yöntemine başvurulmasının en büyük sebebi ise distilasyon gibi yüksek ısı gerektiren yöntemlerde yapısının bozulması. Bir çiçeğin ekstraktı alınacaksa eğer genelde enfleurage yöntemine pek başvurulmaz. Sebebi yöntemin süre bakımından çok uzun ve dolayısıyla maliyetinin diğer yöntemlere nazaran yüksek olması. Bir çok ayırma yöntemi var ve üretilmek istenen bir ham madde çok uzun olmayan bir sürede üretilirken, enfleurage yöntemi aylarca zaman alabiliyor ve bu sebeple bu yöntemle elde edilen bir ham madde çok pahalı olabiliyor. Sümbülteberin laboratuvar ortamında molekül yapısına yakın aroma kimyasalların üretilmesi için farklı teknolojilerin gerektiğini okumuştum.


 Carnal Flower parfüm evinin en pahalı parfümü. Şu ana kadar yapılmış en iyi sümbülteber parfümlerinden biri olarak da gösteriliyor. Hatta bir sene yılın en seksi parfümü ödülünü aldığını hatırlıyorum. Bu arada sümbülteberin kokusu yasak zevki çağrıştırdığı için özellikle kadınlar üzerinde sarhoş edici bir özelliği varmış.

Carnal Flower ın açılışı bana biraz dağ eteklerinden çam esintisi havasını hissettirdi. Oldukça yeşil bir açılış yapıyor parfüm. Sebebi  içeriğinde ki okaliptüsten olsa gerek. Belki de kullanılan salisilatlar da bu etkiye neden olabilir. Kavunun kokusunu pek aldığımı söyleyemem. Yasemin notası da şahane ( benzly salicilate ??) Bahsettiğim kimyasal yasemin çiçeğinde yüksek oranda  bulunan çok sevdiğim bir aroma kimyasal. Yaseminin sertliğinden sıyrılmış ona tatlı bir hava veren bir madde. Carnal Flower ın içeriğinde kullanılan hindistan cevizinin yerinde bir içerik olduğunu düşünüyorum. Sümbülteber, yasemin gibi yoğun çiçek kokularına yumuşaklık kazandırmış ve bu nedenle de parfüme mükemmel bir konfor sağlamış. Ayrıca Carnal Flower'ın nemli de bir havası var ve bu yüzden yağmurlu günlere mükemmel bir uyum sağlayabilir.
Carnal Flower baştan sona kadar büyük değişimlere uğramıyor ama nedense her denediğimde farklı bir yönünü keşfediyorum. Mesela içeriğinde yazılmasa bile sanki bir noktadan sonra adaçayı kokusunu alabiliyorum. Hatta biraz da öd ağacı yada küçük hindistan cevizi olabilir mi? Belki.

Carna Flower, Dominique Ropion tarafından iki yıldan fazla bir süre içerisinde yaratılmış bir sanat eseri. 800 yakın demeden sonra en iyi konsantrasyona ulaşılabilmiş. Carnal Flower parfümörün en iyi kokusu olarak bile gösteriliyor. Ünlüler arasında da çok sevilen bir parfüm. Bir yerde Catherine Deneuve'ün de favori kokusu olduğunu okumuştum (Bu kadın tam bir parfümkolik)

Kısaca kaliteli, baştan çıkaran, egzotik bir koku ve kesinlikle şişesini en yakın zamanda alacağım bir parfüm Carnal Flower.

7 Kasım 2011 Pazartesi

PORTRAIT OF A LADY by FREDERIC MALLE


Notalar: Türk gülü, tarçın, frambuaz, black currant, beyaz misk, amber, günlük ağacı (frankincense), paçuli, amber, benzoin, sandal ağacı


Portrait of a lady Frederic Malle parfüm evinin en çok koklamak istediğim kokularından biriydi.
Malum gül kokularını seven ben farklı gül kombinasyonları denemek için sabırsızlanıyordum.
Genelde biz Türkler'e gül kokuları çok ilginç gelmez.
Çok başarılı, lüx bir gül kokusu gül suyu benzetmesine çok fazla maruz kalabiliyor.
Bende bu yargıyı yıkabilecek bir koku arayordum.
İçeriğine baktığımda heycanlanacağım, farkındalık yaratabilecek bir gül kokusu olmalıydı.Tütsülerle, tatlı odunlarla, minimum çiçeklerle harmanlanmış oryantal bir gül kokusuydu peşinde olduğum.
Bu yüzden Portarait of a ladyi uzun süredir büyük bir merak içersinde elime geçmesini bekliyordum.
Sonunda elime geçti ve heyecanla tenime sürdüm.




Sevgili master parfümör Dominique Ropion'un tütsülere gark etmiş olduğu bu kokuyu kokladığım vakit küçük bir şok geçirmedim değil.
Beklediğim gül kokusundan oldukça uzaklarda, tamamen paçuli ve odunların etkisi altında, gülün belli belirsiz bir hayalet gibi kendini belli ettiği, yanık odunların, dumanların, küllerin kokularına benzeyen kirli bir parfüm ile karşılaştım. Evet kirli, kuru, kafa karıştıran karmaşık bir koku. Tende hayalet gibi bir varmış gibi ama bir anda yok olurmuş gibi gidip gelen ama her daim teninizde uzun süre hissedilebilen bu parfüm hayal sınırlarımı zorlamış ve ne gibi bir hayal dünyası ile oluşturulduğuna uzun süre kafa yormuştum. Gerçekten çok ilginç bir koku.


Her neyse, benim beklentilerimin dışına çıkıp kokuyu inceleyecek olursak; kesinlikle orjinal ve çok gizemli bir parfüm. İnsanı içine çeken bir şeyler var bu kokuda. Adına bakıp ön yargılara kapılmayın beyler. Bu koku kesinlikle bir erkeğin portresi de olabilirmiş mesela. Ben cinsiyet ayrımını pek sevmem ama bu parfüm kesinlikle savaşçı ruhlu, cesur bir erkeği tanımlar gibi. Araştırmalarım sonucu parfümün yaratılış aşamasında Nicole Kidmanın baş rolünü üstlendiği 1996 yılında çekilmiş olan Portrait Of a Lady de ki karakterinden esinlenilmiş. Karakterin çizgisine yönelik benim kafamda koku adına çok çok farklı şeyler canlanıyor. Biraz daha klasik çizgiler ve biraz daha çiçeksi bir form. İşte bu noktada parfümörlüğün, sınır tanımayan bir hayal dünyasına sahip olunması gerektiren bir meslek olduğunu düşündüm.Ve şunu da söylemek isterim ben Dominique Ropion un hayal dünyasına ve yapıtlarına hayranım. Yorumunu yazacağım Carnal Flower ve Un fleur de cassie  kesinlikle çok başarılı  ve her biri bir sanat eseri. Her an farklı bir yönünü keşfedebiliyorsunuz bu kokuların.

Portrait of a lady'nin içeriği hakkında bilgi vermek istersem; bu pafümün 3/1 inde paçuli yağı bulunuyormuş.
İçeiğinde Iso e super ve ambroxan moleküleri yine fazla miktarda kullanımış.Özellikle Iso e süper çok çok hafif kokan bir molekül olmasına karşın, formülasyonuna girdiği her parfümün kokusunu derinleştiren bir koku molekül olunmasıyla biliniyor.Bu molekül Lancome nin Tresor, Hermes in Terre d'hermes ve Shiseido'nun Feminite du boisin parfümlerinde yüksek miktarlar da kullanılmış.Hatta piyasa da birçok parfümde var ama en tanınır ve başarılı bulduğum parfümleri örnek verdim.Hafif çiçeksi pudramsı bir kokuya sahip ama burnunuzu deriiince çekerseniz kokusunu alabileceğiniz bir molekül.Bu kadar hafif kokan bir molekülün bu denli etkili olması çok ilginç

Sevmem için zamana ihtiyacının olduğunu düşündüğüm gittikçe hayran oluyorum.Kesinlikle herkesin kullanabileceği bir parfüm değil. Denemeden alınmaması gereken bir koku Portrait of a lady..


















18 Ekim 2011 Salı

UNE ROSE by FREDERİC MALLE





Notalar :Pelargonium (sardunya çiçeği), ağaçsı notalar, gül, meyve notaları, şarap


Frederic Malle evi bir çok parfüm tutkunu insanını vazgeçemediği  niş bir marka. Marka birçok parfümörle çalışıyor ve onların sanatını en iyi şekilde yansıtması için en iyi ortamı sağlıyor.
Bu markanın için ilk parfüm yorumumu une rose üzerinden yapmak istiyorum. Özellikle gül ve sümbülteber parfümleri kullanımı zor ayrı bir zevk gerektiren bir gruba aittir. Ben gül kokularını çok seviyorum ama pudralı olanlarını değil. Sade, temiz ve pudralı olmayan yani tütsülerle, misklerle, biberlerle harmanlanmış baharatlı gül parfümlerini daha çekici buluyorum. Un rose oldukça temiz, nemli, parlak bir gül kokusu. Okuduğum yorumlar karanlık, kehribarlı bir gül kokusu olduğunu söylüyor ama karanlıktan ziyade hırçın bir yapısı var. Ama bir yandan parfümün tamamına bakarsanız temiz bir gül kokusu hakim. Sanki yağmurdan sonra nemli bir havada üzerinde çiğ taneleri birikmiş olgun, kırmızı gülleri kokluyorsunuz.Yeşil notalar da var ve nemli olmasının en büyük nedeninin bu notalardan kaynaklandığını düşünüyorum. İlginç bir yapısı yok ama çarpıcı ve doğal. İçeriğinde bahsedilen meyvelerden ağaçlardan eser yokmuş gibi hepsi güle yedirilmiş. Bu parfümün konsantrasyonu oldukça yoğun. Şişesinin üzerinde %25 olarak belirtilmiş. Une Rose da bir "gül" kokusu olduğuna göre markanın en pahalı kokularından birisi olması gayet doğal. Yüksek oranda gül yağı kullanılmış. Bununla birlikte aynı şey Portrait of a lady için geçerli. Eğer gerçek, baskın bir gül kokusu arıyorsanız Une Rose'u denemenizi öneririm.