5 Haziran 2013 Çarşamba

DİREN GEZİ PARKI!! DİREN TÜRKİYE!!!!


Burası bir parfüm blogu. Kokular üzerine yazmak istediğim her şey üzerine kurulmuş bir blog. İyi yada kötü var olan her koku üzerine. Bir parfüm ya da tütsü kokusu, misk, amber, yasemin, gül veya BİBER GAZI!!!

Ülkem ile gurur duyuyorum. Uyutulup hissizleşen bir toplumun-gençliğin gün geçtikçe geliştiğini, ülke değerleri adı altında ki ortak paylaşımın ya da ortak duyguların giderek törpülendiği bir Türkiye'ydi benim gördüğüm. Ayaklanması, hakkını araması gereken gencin ve halkın bu uğurdaki direnişinin bir hayal olduğu düşüncesindeydim. Bu ülkem adına şuana kadar ne yapabildim sorusu 1 haftadır soruyorum kendime. Bende uyutuldum, evet belki bende boyun eğmek zorunda kaldım kimi zaman. Yoksul, kimsesiz insanların-çocukların, cinsel kimliği, mezhebi, inancı ile ötekileştirilen, yaftalanan insanların, sanatına ket vurulan tiyatrocunun- müzisyenin, ifade özgürlüğü alınmış bir gazetecinin ve aydının arkasında durmaya çalıştım ama harcanan çabalar yetersizdi. Bilinçli insanların yanında onlara hükmetme çabasında ve önüne geçilemeyen bilinçsiz, insan olma meziyeti içine bile girmeyen yarı insan topluluğu vardı. Umutsuzdum ülkem ve geleceğim için taki Gezi parkı direnişine kadar. 4 gündür birkaç saatlik uyku ile duruyorum ve sonuna kadar arkadaşlarımla, hocalarımla, kardeşlerimle, esnafımla el ele direniyorum ve direneceğim. "Ülkeyi sen mi kurtaracaksın, ben seni okumaya gönderdim" diyen anneme karşı, "bizi utandıracak şeyler yapma" diyen dayıma karşı ve bu halkın boyu eğmesini isteyen tüm güçlere karşı direneceğim. Eskişehir'de şuan mükemmel bir kalabalık var. İlk birkaç gün kaos ortamının ardından oluşan bilinçli-sağlıklı düşünen bir kalabalığın olması beni çok mutlu ediyor. Esnafın ve halkın direnen öğrenciye yardım etmesi el ele bu halkın daha nelerin üstesinden geleceğinin bir göstergesi ve umut verici şeylerin bir habercisi. Evet okuyucularım.Madem bir blogum var ve blogumu takip eden, günde en az 200 okuma ile beni mutlu eden bir kesim var bu yazıyı yazmak benim boynumun borcuydu....

6 yorum:

  1. evet arabalar yakılsın ,kafalar kırılsın , taşlar kafada uçuşsun köpekler gibi ısıralım birbirimizi içelim sabaha kadar

    YanıtlaSil
  2. Benim direniş algımda kırılan kafalar, birbirini köpek gibi ısıran insanlar, havada uçuşan taşlar yok. Benim direnişimde birşeylerin farkında olan (ezilen, haksızlığa uğrayan, yaşam hakkı elinden alınmış) halkın, uyanışı ve bu uğurda yalnız olmadığımızın gerçekliği yatıyor...

    YanıtlaSil
  3. Ya zannedersin insanlar Türkiye Cumhuriyeti' nin kuruluş tarihi olan 1923' den beri uyanık, aktif, özgür, ne istediğini bilen, hakkı için her şeye direnen, tamamen ''aydınlanmış'' da son 10 senedir uyutuluyor ve ne olduğunu bilmeden hareket ediyor!!!! Hep aynı kalıplaşmış cümleler ve düşünceler maalesef gerçek bir düşünce ürünü ortaya koyamayanlar yok diren, yok uyan v.b. hissiyatı körükleyen ağızlara sakız olmuş sözcüklerle bir şeyler yapmaya çalışıyorlar. Bu terminoloji işlemiyor artık yeni bir şeyler bulun.

    YanıtlaSil
  4. Madem memnun değilsiniz alışagelmiş söylemlerden o zaman siz yeni bir şeyler türetin....

    YanıtlaSil
  5. Diren Türkiye!!! Bu direnişciler sayesinde artık her evden bir Montesquieu bir Schopenhauer çıkacak tıpkı 2003'e kadar olduğu şekilde!!! Son 10 yıldan beri evlerimizden eksik olan aydınlanma düşünürleri gibi büyüyüp yetişen vatandaşlarımızın gözü tekrar açıldı yehuuu! Bekle Türkiye Feyerabendler efendime söyleyeyim Habermaslar dolu dizgin geliyorlar. Teşekkürler Gezi direnişçileri sayenizde tamamıyla ''Aydınlandık''!!!Açın Türkiye' nin önünü Açın!!!

    YanıtlaSil
  6. ilk 3 günü haric, diğer tüm günlerin sebebi: 1453 yılından beri zulum altında olanların isyanı imiş. şaşırmayın, direnişçiler yazıyor bunu..

    YanıtlaSil